SELIMIYE CAMI

EDİRNE'ye gelen yerli, yabancı herkesin
mimarisine hayran olduğu Selimiye Camii, Koca Sinan'ın ''ustalık''
dönemi eseridir. Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra tahta
çıkan 2. Selim, ataları gibi adını ölümsüz
kılacak bir cami yaptırmak istiyordu. Ancak bu İstanbul'da değil,
Edirne'de olacaktı. Bu işle görevlendirilen Mimar Koca Sinan,
Edirne'de Kavak Meydanı denilen alanda, Yıldırım Bayezid'in sarayının
yer aldığı tepede cami yapmaya karar verdi. Sinan öyle bir
yer seçmişti ki, Edirne'ye hangi yönden gelinirse gelinsin,
bu muhteşem abide hemen göze çarpacaktı. 1568 yılında
törenle caminin yapımına başlandı. O sıralarda Ayasofya'nın
kubbesini aşacak büyüklükte bir kubbe yapılamayacağına
inanılıyordu. Sinan, yaptığı kubbe ile mucizevi bir olayı gerçekleştirdi.
Uyguladığı teknikle 31 metre çapındaki kubbeyi, çevresindeki
dayanak yapacak yarım kubbeler olmadan 8 büyük kalın sütunun
üzerine oturttu. Yerden yüksekliği 43 metreyi buluyordu.
Yabancı bir mimarın, ''Bu kul yapısı değil, gökten inme
bir ilahi mabet'' şeklinde yorumladığı Selimiye Camii'nin içinde
yer alan hatları Karahisarlı Ahmet'in yanında yetişmiş olan Molla
Hasan Bin Karahisari yazmıştı.
|